ANASAYFA - STARGAZETE.COM

12 Eylül darbecileri yargılanmamalıdır! - AÇIK GÖRÜŞ

12 Eylül darbecileri yargılanmamalıdır!  

29 Eylül 2008 Pazartesi, 05:57 AÇIK GÖRÜŞ

12 Eylül darbecileri yargılanmamalıdır!

Darbe, demokrasiden kopan bir hakikat iddiası değildir. Demokrasinin içinde bulunduğu totaliter paradoksun bir göstergesidir. 12 Eylül darbecilerini yargılamak yerine 12 Eylül’ü ve ‘istisnai darbe halini’ mümkün kılan teolojik hınç kültüründen imtina etmek gerekir.

ENİS EMRE MEMİŞOĞLU*

AHMET İnsel, 12 Eylül darbecileri yargılanmalıdır, diye yazıyor, darbenin bu topraklarda bıraktığı ağır darp izlerinden muzdarip çoğu insan gibi. Peki darbecilerin yargı ve infazı, darbenin toplumda bıraktığı izleri silmek adına mı yapılacaktır, yoksa var olan bir olayın arkasındaki asıl sebepleri unutturmak adına mı? Ya da ikisi birden mi?

12 Eylül’ü daha iyi anlamak istiyorsak, onun ne olduğunu açıkça söyleyebilmemiz gerekmektedir. Bu yüzden de öncelikle ‘12 Eylül bir olay mıdır’ diye sormak gerekir. Alain Badiou’nun ‘olay’ tanımına sadık kalırsak, hiçbir darbeyi ‘olay’ kavramıyla değerlendiremeyiz. ‘Olay’ Badiou’ya göre, mevcut durumlar neticesinde oluşan, fakat içinden çıktığı durumlarla arasında bir kopuş oluşturarak vuku bulan bir tekilliktir. Fakat her tekil olay aynı zamanda evrensel bir hakikat talebinde bulunur. Dolayısıyla da başka tekil olayların evrensel hakikat taleplerinin birbirine değen noktaları arasında muayyen bir aynılık olacaktır. Bu aynılık, olayın olaysallığını ona teslim eden bir addan başka bir şey değildir; 1789’un, 1917’nin ve 1968’deki olayların hepsinin adının devrim olması gibi. Peki bütün darbeler, var olan durumların içinden çıkıp da o durumlarla arasında (sözde) bir kopuş gerçekleştiriyor diye, bir ‘olay’ olarak mı değerlendirilecek?

12 Eylül bir olay mıdır?

12 Eylül hakikat talebinde bulunmamıştır. Belli bir hakikatten ziyade her türlü hakikat talebini kesintiye uğratıp, her hangi bir hakikate sadık kalmak isteyen her türlü siyaseti askıya almak adına, belli bir anda ve yerde somutlaşmış bir durumdur. 12 Eylül, modern Batı demokrasisinin paradoksu olan istisna halinin vücut bulduğu yoğun, kesif ve katı (disiplinli) bir varoluş biçimidir. Kendini ‘olay’ gibi takdim eden her türlü zulüm rejimi gibi 12 Eylül de, hakikati kendi eliyle tesis ettiğini iddia eder (oysa ‘olay’ hakikat inşasıyla değil, talebiyle vuku bulur).

Darbe, sadece darbeci zihniyet nazarında mevcut durumlardan kendini koparan bir olay yanılsaması olarak karşımıza çıkmıyor. Ne yazık ki, bugün darbeyi anlamaya çalışan, izlerini taşıyan toplum açısından da sanki Türkiye devletinin (çukurda da olsa) bir ayağı Batı demokrasisine ait olan durumundan (rejiminden) bir kopuş olarak algılanıyor. Halbuki Türkiye de dahil bütün demokrasilerde vücut bulan her darbe, yasaların istisna halinin somutlaşmasıdır. Bu somutlaşma, yasamanın (sözde) ayrı olduğu yürütme organıyla yekvücut olmasıyla gerçekleşir. Ve eğer bu durum zaten anayasada mevcut bir imkánın kendini gerçekleştirmesiyse, yani askerin anayasanın kendisine verdiği yetki sayesinde mevcut yasaları askıya almasıysa, çoğu anayasada zımnen veya açıkça olduğu gibi, demokrasi zaten yasal olarak baştan askıya alınmıştır. Bu durum kendini, kanun hükmünde kararnameler, olağan üstü hal yönetimlerinden tutun da jandarmanın varoluşuna, hatta ‘polis vazife ve salahiyet kanuna kadar’ pek çok örnekte gösterir.

O halde, darbe, demokrasiden kopan bir hakikat iddiası değil, bir durum olarak hakikati kendi elleriyle inşa eden demokrasinin içinde bulunduğu totaliter paradoksun temel paradigmasıdır. Bu durum Agamben’in Batı demokrasisinin belirleyici paradigmasının ‘Toplama Kampı’ olduğu tezinin bir versiyonu olarak da düşünülebilir. Agamben’in dediği gibi, modern toplumda, tıpkı toplama kampında olduğu gibi, toplumsal yaşantımızla yalın hayatımız bir ayrıştırılamazlık eşiğine giriyorsa, yani mesela sokakta her an polis tarafından aranma (yalın ve çıplak hayatımızın mahremine müdahale edilme) riski söz konusu ise, her an Ergenekon gibi çetelerin varlığını ve darbenin soluğunu da ensemizde hissederiz.

Darbeye karşı safi ironi

Yine Agamben’in dediği gibi, bu durum bir sorumsuzluk eşiğini beraberinde getirir. Bu eşik, toplama kampındaki s.s. subayı ile zulüm görenin tanık oldukları durumun aynı olmasını, ve her ikisinin de bu durumu değiştirmek için hiçbir şey yapamamasını gündeme getirir. Hal buyken, toplama kampının sorumlusunu Hitler olarak düşünmenin saflığıyla, yüzlerce Schindler listesinin varoluşunun kampın acısını dindireceğini ümit etmenin gereksizliği de bu sorumsuzluk eşiğinde birbirine karışır.

Aynı şekilde, darbecileri yargılamak ile demokrasiyi savunmanın gereksizliği de birbirine karışır. Tanık zalime, çeteler darbecilere dönüşür; nasıl ki toplum ve devlet, yasama ve yürütme ve hatta sivil ile milis birbirine karışıyorsa. Yargının bu ayırt edilemezlik eşiğinde bir kopuş yaratıp hakikat talebinde bulunmasını istemek ise (ve bunu Darbeye Karşı Yetmiş Milyon Platformu’nun düzenlediği gibi temsili bir yargılamayla tatbik ederek istemek -eğer safi ironi gibi bir amaç gütmüyorsa-), darbenin kendini ‘olay’ olarak addetmesi ile birbirine karışır. Bu ayırt edilemezlik eşiğinde söylenebilecek tek şey ise bir olay olarak darbeyi gerçek tanıklığın izinde canlı tutmak; olay olabilecek tek şey ise, dile ‘onarıcı bir adalet’ olarak gelebilecek bir hakikati talep eden bir kopuşu mümkün kılmaktır. Hal buyken, 12 Eylül darbecilerini yargılamamalı, aksine, 12 Eylül’ü ve mevcut ‘istisnai darbe halini’ mümkün kılan teolojik hınç kültüründen imtina etmenin yollarını düşünmeliyiz.

miles1896@yahoo.com


*Galatasaray Üniversitesi Felsefe Bölümü Doktora Öğrencisi
Tarih: 29 Eylül 2008 Pazartesi, 05:57

İŞLEMLER  

Yorumla

  • Adınız ve Soyadınız
  • Eposta Adresiniz
  • Yorumunuz

Gönder

Şikayet Formu

  • Bu yorumun hakaret, iftira veya herhangi bir başka suç içerdiğini düşünüyorsanız site yöneticisini uyarmak için şikayetinizi yazın.
  • Adınız ve Soyadınız
  • Eposta Adresiniz
  • Şikayetiniz

Gönder

Arkadaşına Gönder

  • Adınız ve Soyadınız
  • Eposta Adresiniz
  • Gönderilecek Eposta
  • Yorumunuz

Gönder

SON DAKİKA

HAVA DURUMU  

İl:

FOTOGALERI BÖLÜMÜNE GİTMEK İÇİN
star CUMARTESİ
star PAZAR
star SPOR
AÇIK GÖRÜŞ
star EGE
pek yakında
Star gazetesi haber ihbar hattı
star mobil

MENÜ

REKLAM

www.yirmidort.tv

SON DAKİKA

SİTEDE ARA