İki aydır bu cümleyi her gün belki yüzlerce kez tekrarlıyorum. Çünkü ne zaman elimi saçıma götürsem, neredeyse yarısı avucumda kalıyor. Abartıyor muyum? Evet, biraz. Hamilelikte kendimi çok güzel hissetmemin nedenlerinden biri de gür ve uzun saçlarımdı. Değişen hormonlarım nedeniyle harika görünüyorlardı. Ancak doğumdan üç ay kadar sonra öyle bir dökülmeye başladılar ki, ilk zamanlarda saçlarımı tararken ağlamaklı oluyordum. Şimdi diyeceksiniz ki, ilk doğumdan sonra başına gelmedi mi bu? Geldi, sevgili okurlarım, geldi ama ben bu kadar şiddetli olduğunu hatırlamıyorum. Üstelik bu sürecin çok normal olduğunu, her kadının başına (saçına) geldiğini biliyorum. Saçlarımın yeniden çıkacağını, bunun kelliğe neden olmadığını da biliyorum. Ama işte, bilmenin yetmediği bir noktada gidip kestirdim saçlarımı. Kısacık, neredeyse üniversite yıllarındaki gibi. Hem üzüldüm hem sevindim. Çünkü kısa saç beni (daha) genç gösteriyormuş. Öyle diyorlar. Kerem görünce ‘Aaaa saçlarını kestirmişsin’ dedi sanki ben farkında değilmişim gibi, Elvan uzun uzun yüzüme baktı. Bir yerlerde okumuştum annelere bebekleri henüz küçükken saç modellerinin değiştirmemeleri öneriliyordu. Kızımın şaşkın bakışlarını görünce ‘Keşke bu öneriye uysaydım’ dedim.
HAPLAR BOŞUNA MI?
Saçlarımı kestirmeden önce bir dermatologa gittiğimi de söylemeliyim. Doğumdan sonra kan yapıcı ilaçları pek kullanmamıştım. Bunu söyleyince doktor çinko ve demir hapları verdi bana. Bu konuda araştırma yaparken Melbourne St. Vincent’s Hastanesi’nin dermatoloji bölümünün www.dermatology.svhm.org.au adresli web sitesinde ilginç bilgilere rastladım. Saç derisinde normalde yaklaşık 100 bin saç teli bulunuyormuş ve her gün 50 ila 100 saç teli dökülüyormuş. Doğumdan sonra görülen saç dökülmesi kalıcı değilmiş ve dökülme süresi 2-3 ay arasında değişiyormuş. ‘Peki bunun bir tedavisi var mı?’ sorusunun cevabı da şöyle: ‘Doğum sonrası saç dökülmesi için herhangi bir tedavi uygulanması gerekmez. Bu, hamilelik sırasında hormonal değişiklikler nedeniyle saçın yaşam döngüsünde oluşan geçici bir durumdur. Saçları aşırı fırçalama, kolaylıkla dökülmesini sağlayacak ve normalde iki ya da üç ay sürebilen dökülme sürecini hızlandıracaktır. Bu durum saçlara hiçbir şekilde zarar vermez. Vitamin almanın ya da baş derisini özel ilaçlarla ovmanın hiç bir yararı olmayacaktır.’
Vitamin hapları saçlarımın dökülmesini engellemese bile kendimi daha iyi hissetmemi sağladı. Yani bence, bende işe yaradılar.
Beklerken boş durmayın!
Bebek sahibi olmak ve onu hayata hazırlamak verdiğiniz en önemli karardır. Hamilelik dönemi ve doğum ise yaşamınızın en özel deneyimidir. Dünyanın bir numaralı anne ve bebek cilt bakımı uzmanı Mustela, Türkiye’de sağlık düzeyini arttırmak için çalışmalarını sürdüren Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi işbirliği ile anne, baba adaylarını bu dönemde yalnız bırakmıyor. Maltepe Belediyesi’nin de desteklediği ‘Bebeğimi Beklerken’ seminerlerine katılarak bebeğiniz ve aileniz için en iyi başlangıcı yapabilirsiniz. İlk seminer 15 Kasım cumartesi günü saat 14.00’te Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi’nde. Ücretsiz düzenlenen seminerlerde sağlıklı bir hamilelik süreci, kolay doğum ve doğum sonrası konusunda eğitim veren Ayşe Öner ve konularında uzman pek çok doktor bilgi aktaracak.
El emeği göz nuru LÖSEV standında
LÖSEMİLİ Çocuklar Vakfı (LÖSEV) tarafından, City’s Nişantaşı’nda açılan Ispanak Mağazası ürünleri standı büyük ilgi görüyor. Lösemili çocukların annelerinin ve iyileşen çocukların el emeklerinin yer aldığı stant alışveriş merkezinin birinci katında 16 Kasım’a kadar açık kalacak.
Rehabilitasyon atölyelerinde tedavi gören çocukların annelerinin ve iyileşen gençlerin el ürünlerinin satışından elde edilen gelir çocukların ücretsiz tedavilerine aktarılacak. Buradan alacağınız bir ürünle siz de bir çocuğun tedavi edilmesinde büyük bir katkı yapabilirsiniz.
Tarih: 8 Kasım 2008 Cumartesi, 02:12