Aşağı Saksonya anlamına gelen Niedersachsen eyaletine bağlı ,Bremerhaven kentindeki 10 bin kişilik Nordsse stadyumunda Trabzonspor’un Werder Bremen’le oynadığı maç 3’üncü ama en ciddi hazırlık karşılaşmasıydı.
Bremen mızıkacıları masalının kenti olan Bremen’e bir saatlik mesafedeki Bremerhaven’de tribünler doluydu. Gelin görün ki; benim korktuğum başıma gelmedi. Çünkü; bu maç öncesinde Werder Bremen için gelen haberler ürkütücüydü, yaptıkları son 9 hazırlık karşılaşmasını da farklı kazanmışlardı. Onlar da iyi transfer yapmıştı ve en önemli eksikleri Pekin’de, Brezilya’nın Olimpik milli takımında bulunan Diego idi.
Trabzonspor son hazırlık maçında sahaya ideal 11’iyle çıkmaya çalıştı ve Bordo-Mavililer’in ilk 11’deki 8 isim, bence hemen hemen belli oldu. Ama orta göbekte, maestroda ve kalede kim oynayacak? Colman da düzelirse orta sahada forma aslanını ağzında; pardon midesinde olacak.
Bordo-Mavililer’in yedek kulübesi mutlak artık kaliteli olacak. Asıl kalitenin ligin ilk maçı olan Ankaraspor maçında netleşmeye başlayacağını söyleyebiliriz. Bu üç hazırlık maçının sonunda Trabzonspor’a tam bir yorum yapmak ve eleştirmek veya net bir şekilde övmek Tahirlik olur düşüncesindeyim.
Sahada özellikle 4-1-3-2 görüntüsü veren Trabzon’da, son 3 hazırlık maçı sonrasında sahipsiz bu 3 forma için Tolga, Onur, Sylva, Hüseyin, Ceyhun, Serkan, Giray, Barış, Colman hatta Sami mücadele eder. Son maç, aslında Trabzonspor’un hazırlık karşılaşmalarında kendi takımının iç bünyesini teraziye koyma maçıydı.
Werder Bremen karşısındaki 3-1’lik galibiyet, bu takıma bence lig öncesi öz güven verdi. Önemli olan bu özgüveni ligin sonuna kadar da götürmek. Bremerhaven, ‘Bremer Limanı’ demekmiş. Bir gemi yeni ufuklara yelken açtı bu limandan... Çünkü bu gemiyi Süper Lig denizinde fırtınalar bekliyor. Bu geminin alabora olmaması tüm camianın elinde...