Fenerbahçe bugün Şampiyonlar Ligi’nde, Arsenal’i kendi sahasına ağırlayacağı çok önemli bir maç oynayacak. Gönül isterdi ki rakip ne kadar güçlü olursa olsun, ‘Fener bu maçı banko kazanır’ diyebilelim. Ama diyemiyoruz. Geçtiğimiz sezon rahatlıkla kendi sahasında oynayan Fener’e güvenimiz çoktu. ‘Kazanır’ değil, ‘Kazanacak’ diye iddialı ahkamlar kesiyorduk.. Şimdilerde ise güvensiz, tedirgin, kalemimiz sayfalarda titrek oynuyor.. Oynatan gerekçemiz, Fenerbahçe’nin bu sezonki performansı..
Tabi ki böylesi maçlar farklıdır. Her futbolcu özellikle kendisini çok iyi hazırlar. Beyin olarak, beden olarak, düşünce olarak.. Ümit ederim ki Fenerbahçeli futbolcular bu maça iyi hazırlanıp, konsantre olmuşlardır.
Arsenal’in de çok sakatı var. Ne olursa olsun, Arsenal farklı bir İngiliz takımı. Farklı olduğu kadar çok da güçlü. Fenerbahçe ise gücünü terketmiş, güvensizliğe kucak atmış görüntüsü ile bizi tedirgin ediyor.
Lugano ve Edu böylesi maçlarda iyi oynuyor. Alex de öyle. Ben bu maçta özellikle Güiza’dan gol bekliyorum. Çünkü onun için geldi. Semih’i asla gözardı edemem. Gollük pozisyon bulursa Güiza’dan daha fazla ona güveniyorum. Roberto Carlos bu maçta çıksın artık sahneye. O bildiğimiz, tanıdığımız, Real Madrid’deki Carlos’u görmek istiyoruz. Elbette Volkan’a da çok büyük görev düşecek. Abuk-sabuk hareketlerden kendini arıtması gerekir. Adam gibi kalesinde durur, gereksiz terketmelerden uzak kalırsa bu maçın kahramanlarından olur.
Kazanma adına Fener’in işi kolay değil. ‘İlk önce kaybetmesin’ düşüncesine sıcak bakmıyorum. Rakip Arsenal olsa bile Şükrü Saracoğlu farklı bir stat. Kendi evinde, seyircin önünde kazanan bir Fener olmalısın ki, hem 3 puanı alan, hem de geleceğe güven tazelemiş ol.. Artık top futbolcularda...
Tarih: 21 Ekim 2008 Salı, 03:10