Önemli bir derbinin kritiğine böyle girmek hata ama dikkatimi çekti... Olimpija maçında da gördük, Fenerbahçe Ülker işleri biraz kolaylaştırdığı zaman oyuncuların kişisel gündemleri ön plana çıkıyor ve takım anlayışından uzaklaşılıyor. Beşiktaş karşısında 31-15 gibi farklı bir avantaj yakalanmış ve maç belki de kırılma noktasına gelmiş; önce Rasim, sonra Smith, ardından henüz 16 yaşındaki Enes sanki maç bitmiş gibi davranmaya başlıyorlar. Rakip, sorunlu Beşiktaş Cola Turka değil de, daha hazır ve inanmış bir takım olsa 2. yarı maç gidebilir. Bu alışkanlık haline gelebilir ve gelmeden önce mevcut yaraya neşter vurulmalı. Tanjevic bunu bizden iyi görüyordur ve gerekeni yapacaktır diye düşünüyorum.
Mirsad ve Mrsic’in gününde olmadıkları maçta, beklenmeyen yıldız Vidmar oldu. Smith ve Preldzic’den takımı sırtlamaları bekleniyordu ve bu açıdan performansları şaşırtmadı. Ama Vidmar iki önemli ismin (Mirsad-Mrsic) açığını alın teriyle ve üretimiyle kapattı.
Beşiktaş’ın işi zor... Kadrosu kötü değil, ama oyuncuların sıkıntılardan etkilendiği her hallerinden belli oluyor. Butler ve Chatman’ın hali endişe verici.
Fener’de ise üç oyuncuya dikkat çekmek istiyorum. Hakan silkin artık! Oyunda olduğun zaman savunma en uç noktadan sertçe başlıyor. İkincisi Rasim. Ne kadar üçlük sokarsan sok, bu takımda savunmanla istikrarlı süre alacak bir oyuncusun. Üçüncüsü Enes... ‘Aslanım’ diyenlere dikkat et demiştim. Bugün 2-3 tane kullandığın, ‘Eyvah’ dedirtti. Aman evladım sakın ha! Kötü alışkanlıklardan kurtulmak zor... Etrafında bunun ne kadar gerçek olduğunu sana göstertecek çok örnek var.
Tarih: 17 Kasım 2008 Pazartesi, 01:06