Zirve havasını en son 2004-2005 sezonunda koklayan Trabzonspor, o günden sonra zirveyi ilk kez bu kadar sevdi. 134 haftanın, yani 2,5 yılı aşkın bir sürenin ardından 938 gün sonra Bordo-Mavililer liderlik koltuğuna oturdu. Bu hafta da Galatasaray, Fener ve Sivas’ın aldıkları mağlubiyetlerinin ardından zirveye tam yerleşirken hiç bir zaman kuş tüyü yastıkta oturacağını zannetmesin.
Trabzon için asıl lig, lige milli maç için verilen bir haftalık aradan sonra Galatasaray karşılaşmasıyla başlayacak. Artık zirvede olan Trabzonspor, nefes kesen solukları ensesinde hissedecek. Zaten zirvedesin ve zirvelerde hep rüzgarlar eser.
Kayalıklara iyi tutunmak ve iyi gizlenmek gerekir. Çünkü; Kanaryalar şu sıralar her ne kadar ötmüyorsa da, üste aç kartallar geziniyor, alta aslanlarla, timsahlar ağzını açmış bekliyor !...
Sol ve sağ açıksız oynayan Trabzonspor şimdilik kanatlarda Isaac ile idare ederken, her zaman işlerin böyle gitmeyeceğini sanırım biliyordur. Mehmet Topuz, Ragıp ve Aghahowa, Tabata, Abdurrahman Dereli, Çağlar ve Brezilya Alex yedilisinden, en az ikisini Ocak’ta kadrosuna katmayı düşünen Trabzonspor’da hedef ilk devre maçlarını en az puan kaybıyla bitirmek.
Ligde namağlup unvanını Beşiktaş ile paylaşan Trabzonspor’un, özellikle son haftalarda yaptığı akıl almaz defans hatalarında sol bek ve sağ bekin yerlerinde zamanında bulunmamaları, böyle devam ederse, bu takıma çok sancılar yaşatır. Karşılaşmalar da şans böyle her zaman kale direklerinden dönmez. Özellikle kaleci Tolga dahil, defans bloğunun tamamı kendisine bir an önce çeki düzen vermeli yoksa zirvenin, rüzgarlarına dayanamazlar.
Teknik adam kenardan ne kadar zıplarsa, bağırırsa, çağırırsa, iş sahadakilerde biter. Unutmamalı ki; Şeyh’i konuşturan müritleridir.
Tarih: 8 Ekim 2008 Çarşamba, 05:43