Konuşulmaya başlandı. ‘Bu yıl Trabzonspor’u şampiyon yapmazlar’, ‘Sonuna kadar gider, orda önüne birileri taş koyar’ ...vs, gibi... Elalem konuşacak, torba değil ki ağızlarını dikesin.
Top yuvarlak, 30 metreden köşeye meşin yuvarlağı filelere takınca, hangi hakem vermeyecek, yürek ister.
Teknik adam konusunda, taş gibi takımın hocasını elde tutmayan Fenerbahçe ‘Biz ne yaptık?’ diyor. Beşiktaş az daha sabredemedi, istikrar yolundan yine erken vazgeçti ve çok büyük hata yaptı. Galatasaray, takımın başında adam varken başkasıyla flört ediyor, hem kendini, hem A Milli Takımı ateşe atıyor.
Elde var bir Trabzon, onun da bu konudaki rakibi, taa kendisi...
Yattara fırtınası kusurlu geçti. Sürpriz skorlara gebe, zemheri de gelmedikçe, gelmedi. Çeyrek asır sonra seni şampiyonluk gibi düşünüyorum... Kaç mevsim geçti ardından bilmem ?
Lige verilen ara, Bordo-Mavililer için yine hayırsız bir mesaj mı? Cim-Bom maçı öncesi.Yoksa top yine orta hakem de mi? Sen oynarsan, seni kimse durduramaz arkadaş. Golü yaptın da hakem mi vermedi?
Yattara, Mattara bahane, sen oynarsan şahane, gerisi terane.
Yerel yazılı ve görsel basında iki-üç Ağaçkakan, Trabzonspor lider olunca altına yine tünel kazıyor. Pazara kadar mı, mezara kadar mı? diyen , lider takımın taraftarları Galatasaray maçına gidip gidememenin ekonomik hesabını yapıyor. Şampiyonluğa susamış bir kent, acaba masa başı olur mu? diyor.
Ve gözler, önümüzdeki pazar akşamının gecesine çevriliyor. Trabzonspor’da rota: Mecidiyeköy, parola: yenemiyorsan, yenilme.
Lidere zirve yakışır. Artık sizin elinizde. Kamuoyunda dar bir çevreye ait, ilk paragraftaki sözcükleri ve bu dilin tarzını değiştirmekte, aleyhine her kararı tersine çevirmekte, şampiyonluk için jargonu yıkmakta.
Tarih: 16 Ekim 2008 Perşembe, 01:46